Günümüzde Yolların Vazgeçilmez Bir Parçası Olan Trafik Işıkları, 155 Sene Önce İlk Kez Kullanılmaya Başlandı

Her ne kadar günümüzde hala bazı sürücüler yeteri kadar farkında olmasa da tüm dünyada düzenli yolların olmazsa olmazlarının başında trafik ışıkları geliyor. 

Trafik ışıkları bundan tam 155 sene önce bugün Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da kullanılmaya başlandı.

Bu tarihten beri de yollarımızdan hiç ayrılmadı. 

Bu içeriğimizde yaşamımızın değişmez bir parçası olan trafik ışıklarının tarihinde bir yolculuğa çıkacağız.

Trafikte güvenlik ve kontrol, otomobillerin ortaya çıkış günlerinden günümüze hep çok önemli oldu. Bu kontrolü sağlama amacıyla ortaya çıkan trafik lambaları da günümüzde evrensel bir formül olarak kabul görüyor.

Peki, trafik ışıklarının nasıl ortaya çıktığını hiç merak ettiniz mi? 

Konuya ilişkin yapılan araştırmalar, trafik ışıklarının ilk olarak bugünden tam 155 sene önce, 8 Aralık 1868 tarihinde İngiltere’nin başkenti Londra’da kullanıldığını ortaya koyuyor. 

Parlamento Binası’nın yanına yerleştirilen ışıklı trafik sinyali, özellikle akşam karanlığında trafik polisine yardımcı olma amacı taşıyordu. 

Cihaz üzerinde renkli kollar ve renkli lambalar vardı.

Londra’da kullanılan ilk trafik lambaları, bugünkü işlevinden farklıydı. Cihaz, aydınlatmayı içerisindeki gaz sayesinde yapıyordu. Üzerindeki kırmızı ve yeşil lensler yardımıyla ışığın rengi değiştiriliyordu.

Polis memuru, bu cihazın bağlı olduğu direğin yanında duruyor ve direğin hemen altındaki kol yardımıyla renkli kolları ve lambaları trafiğe doğru çevirebiliyordu. Buradaki amaç, araçları ışık yardımıyla yönlendirmekti. 

Ancak günümüzdeki gibi sürücüler doğrudan ışıklara bakarak hareketlerini tayin etmiyorlardı.

Kısacası trafik lambaları, trafik görevlisi memurlara yardımcı olacak bir aydınlatıcı olarak ortaya çıkmıştı.

Her ne kadar işlevi bugünkü ile tam olarak aynı olmasa da 8 Aralık 1868’de kullanılan ışıklar, bir bağlamda trafiği yönlendirmek için ışıkların ilk kullanımı oldu.

Gelin görün ki bu ışıkların ilk kullanımı talihsiz bir kaza ile sonuçlandı.

Gazla çalışan trafik ışıkları ilk kez kullanıldıktan 2 ay sonra patladı ve bir polis memurunu yaralandı. 

Ancak Londra’da başlayan bu denemeler orada kalmayacak, kısa zaman sonra dünyanın çeşitli yerlerine de yayılmaya ve gelişmeye başlayacaktı.

Günümüzün modern trafik ışıklarının temeli ise 1920 yılında ABD’nin Detroit kentinde atıldı. Üst üste üç odaya bölünmüş bir dikdörtgen kutu şeklindeki bu cihaz, ilk üç renkli elektrikli trafik kontrol cihazıydı.

Her bölüm ayrı bir ampulle aydınlatılmış ve farklı renkte sinyal mercekleriyle donatılmıştı. Kırmızı ve yeşil renklere eklenen sarı renkli ışık, sürücülere trafik sinyalinin değişmekte olduğu konusunda uyarı veriyordu.

Bu bizim günümüzde kullandığımız sinyallerden farklı bir metot değildi. 

Bu uygulamayı kısa zamanda Avrupa’nın büyük şehirleri aynen alıp kullanmaya başladı. Bu sayede trafik kazalarında azalma görüldü. Yollarda akışkanlık sağlandı.

Elektrikli trafik lambaları Berlin‘de 1924‘te, Milano‘da 1925‘te, Roma‘da 1926‘da, Londra‘da 1927‘de, Prag‘da 1928‘de ve İstanbul‘da 1929‘da kullanılmaya başlandı.

20. yüzyılın başlarında tek tük arabalar yolları doldururken yıllar geçtikçe otomobil sayısı da hızla arttı. Motorlu taşıtların üretilmesi ve kullanımının artması ile özellikle 1950 yılından sonra karayolu trafiği yoğun bir şekilde artış gösterdi. 

1975 yılına gelindiğinde dünyadaki otomobil sayısı 300 milyona ulaşmıştı. 

Bu artış trafik ışıklarının önemini ve kullanımını da vazgeçilmez bir hale getirdi.

Araç sayısının artması, trafik ışıklarının neredeyse her yerde kullanılması için bir zaruriyet oluşturdu. Dünyanın hemen hemen her şehrinde trafik akışını yönetmek için trafik ışıkları kullanıldı.

İlk trafik lambasının kullanılmasının üstünden tam 155 yıl geçti. 

Kırmızı, sarı ve yeşil renkleri en çok trafikte ifade ettikleri anlamlarla anımsanıyor.

Tüm dünyada çocuklara küçük yaşlarda bu renklerin ne anlama geldiği öğretiliyor.

Türkiye’de de geçmişte ilkokullarda verilen Vatandaşlık Bilgisi derslerinde uzun uzun bu konu işlenerek öğrencilerin ışıkların anlamını öğrenmeleri sağlandı. 

Üç renkli trafik ışıkları artık her insanın hayatının günlük bir parçası haline geldi. Trafik lambalarının teknolojisi, görünümü ve yönetimi değişse de temel olarak işlevi hep aynı kaldı.

Daha da çok uzun yıllar trafik ışıkları yaşamımızın bir parçası olmayı sürdüreceğe benziyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir