Gökyüzü ve Gökküre Nedir? Gökyüzü Neden Mavidir? Özellikleri Nelerdir?

Gökyüzü nedir, Gökküre nedir? Gökyüzü neden mavidir? Gökyüzünün özellikleri, ilk çağlardaki gökyüzü ile ilgili inançlar ve gökküre hakkında bilgi.

Gökyüzü; mavi bir kubbe gibi yeryüzünü çevreleyen sonsuz boşluktur. Açık havalarda göğü açık mavi renkte görürüz. Kapalı havalarda bu güzel renk kaybolur, gökyüzü kararır. Çok defa güneşin batışı sırasında da gökyüzü kızıl bir renge boyanır.

Göğe devamlı mavi rengini veren de, zaman zaman kırmızı bir görünüş almasına sebep olan da atmosferdir. Bilindiği gibi, atmosfer azot, hidrojen, oksit gibi gazlardan yapılmıştır. Güneş ışığı bu gazların arasından geçerken dağılır. Bu dağılma ışınların rengine göre değişir. Kısa dalgalı ışınlar da en çok dağılanlardır. Atmosfere en çok dağılanı mavi, en az dağılan da kırmızı ışınlardır. Mavi ışınların çok dağılmasından dolayı biz gökyüzünü bu renkte görürüz.

Havadaki toz tanecikleri az olursa bize yansıyan mavi ışınlar artar, o zaman gökyüzü daha koyu mavi renkte görünür. Güneş batıya yaklaşınca, ışınları daha kalın bir atmosfer tabakası içinden geçer, mavi ışığın büyük bir kısmı kaybolur. Biz de göğün bir kesimini kırmızı görürüz. Dünyanın çevresinde atmosfer olmasaydı göğü kapkara görecektik, güneş, yıldızlar, ay da bu kapkara zemin üzerinde birer ışık noktası halinde parıldayacaklardı.

Gökyüzü en ilkel çağlardan beri çeşitli yönlerden insanların dikkatini çekmiştir, ilkel insanlar gökyüzünde dönüp durur gibi görünen güneşe, aya tapınmışlardır. Eski Çin’ de, Mısır’da M. Ö. 3000 yıllarında gökyüzüyle ilgili çalışmalar yapılmış, bu çalışmalar Eski Yunanlılar zamanında iyice ilerlemiştir.

İnsanlar gökyüzünde parıldayan ay, güneş ve yıldızlardan, çok eski zamanlardan beri, yön bulma işinde faydalanmışlardır. Bugün de yıldızlar yön bulmada gene faydalı oluyor. Gökyüzü zamanımızda da insanların ilgisini fazlasiyle çekmekte, dünyanıh her yanından göğün derinliklerine yöneltilen çeşitli teleskoplarla bu mavi kubbenin sırlarının çözülmesine çalışılmaktadır.

Gökküre

Eskiden gök, dünyayı çepeçevre kuşatan bir küre sanılırdı. Böyle bir küre üzerinde astronomi olaylarını açıklamak çok kolay olduğundan gökküre kavramı bugün de astronomide kullanılıyor. Gökkürenin merkezi Dünya sayılır. Yüzeyinde sabit yerlerde yıldızlar bulunduğu kabul edilir.

Gökyüzünün görünüşü aydan aya değişir. Gökküre üzerinde yerlerin tesbit edilebilmesi için, astronomlar, dünyada olduğu gibi, meridyen ve paraleller tasarlarlar. Güneşin bir günlük görünür hareketi sırasında çizdiği en büyük daire “gök ekvatoru” olarak kabul edilir. Gökkürenin merkezinde bu ekvatorun düzlemine dik olan eksene “evrenin ekseni”, gökkürenin paralellerine de “gün daireleri” denir. Gün dairelerinin merkezleri bu eksen üzerindedir. Evrenin ekseninin, kuzey ve güneyde gökküreyi deldiği kabul edilen noktalar da kutuplardır. Bunlardan ufkun üstündekine “göğün kuzey kutbu”, öbürüne de “göğün güney kutbu” denir.

Gökküre, üzerinde sabit noktalar gibi duran yıldızlarla beraber evrenin ekseni etrafında doğudan batıya doğru dönüyor gibi görünür. Bu görünüş, dünyanın ekseni etrafında dönmesinden ileri gelmektedir. Gökkürenin paralellerine “gün daireleri” denildiği gibi, meridyenlerine de “saat daireleri” denir. Gün dairelerinin başlangıç noktası gök ekvatoru, saat dairelerinin başlangıç noktası da dünyadaki meridyenlerin başlangıcı gibi Greenwich kabul edilir. Gökkürede birbirine 15’er derece aralıkla 24 saat dairesi vardır. Saat dairelerinin arası da dakika ve saniyelere bölünmüştür. Bütün astronomlar bir gök cisminin yerini belirtmek için bunlardan faydalanırlar.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*